[BAY Projesi] [BAY Ekibi[Veritabanı]  [Basında BAY]  [Höyük Nedir?]  [Destekçiler]

ILIPINAR

bay

Tür: Höyük
İl:
Bursa
İlçe:
Orhangazi
Köy:
Örnek
Rakım: 1
12 m
Araştırma Yöntemi:
Kazı
Dönem:
Neoloitik - Çanak Çömlekli
              Kalkolitik - İlk Son
              İlk Tunç Çağı - İTÇ I 
Tescil Bilgileri:

Tescil Durumu:
 Tescilli
Tescil Tarihi:
 24.6.1988
Tescil No:
 60
Tescil Kurumu:
  Antalya KTVKK

BAY Projesi Keşif Gezisi
 
Ziyaret Tarihi: 3 Temmuz 2004, 3 Ekim 2004
 
Tahribat Durumu:
 
 
Tarım - Yol
 
Höyüğün ortasından yol geçmektedir.

Yeri: Bursa il merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık olarak 1.5-2 km güneyinde, Gedelek Köyü'nün 4 km kuzeydoğusunda, Örnek Köy'ün 1.5 km kuzeybatısında, Çeltikçi Köyü'nün 1.750 m doğu-kuzeydoğusundadır [Roodenberg 1995a:1].

Konumu ve Çevresel Özellikleri: İznik Gölü'nün 2 km batısında olan höyüğün hemen yanında Ilıpınar Mevkiine yerleşenlerin rahatlıkla su ihtiyaçlarını karşılayacak su kaynağı bulunmaktadır. Yerleşim alanının genişliğinin yaklaşık 2.5 hektar, çapının 250 m, yüksekliğinin batı kesiminde 3 m, doğu kesiminde ise 10 m olduğu bildirilmektedir [Kayan 1995:17]. Yerleşme yerinin yaklaşık olarak ortasından geçen yol bu kesimde uzun ve büyük bir kesit oluşturmuştur. Ayrıca güneydoğu kesimde de büyük bir tahribat gözlenmektedir.

Araştırma ve Kazı: İlk defa 1948 yılında İ. Kökten, 1960 yılında J. Mellaart, 1964 yılında Cullberg ve 1965 yılında D.H. French tarafından araştırılmış, 1987 ile 2002 yılları arasında, İstanbul Hollanda Tarih ve Arkeolojisi Enstitüsü adına J. Roodenberg yönetiminde kazılmıştır. Kazı alanı olarak tepenin merkezi, doğu ve güneybatı kesimi seçilmiştir. Yolun oluşturduğu kesitte temizlenerek, kesit kazısı ile höyüğün tam tabakalanması anlaşılmaya çalışılmıştır.

Tabakalanma: Höyükteki kazı sonucunda tepenin en üstünden ana toprağa dek on tabaka tespit edilmiştir. I. tabaka: MS 7. yüzyıl başı-6. yüzyıl sonuna tarihlenen ve höyüğün hemen her tarafını kaplayan mezarlık tabakası. Bu mezarlığın Orhangazi'deki Bizans Dönemi yerleşmesine ait olduğu tahmin edilmektedir. Yaklaşık olarak 200 mezar ortaya çıkarılmıştır [Roodenberg 1990:100]. II. tabaka: Erken Roma Dönemi tabakasında taş duvarlar bulunmuştur. Yapım tekniği olarak su kaynağının çevresindeki taş duvarlara benzemektedir. Ele geçen çanak çömlek parçalarından bu kalıntıların MS 1. ve 2. yüzyıla tarihlenebileceği ileri sürülmektedir. III. tabaka: İlk Tunç Çağı'nın sonuna tarihlenen, İnegöl gri mallarının olduğu, silo ve çöp çukurların bulunduğu tabakadır. Var olduğu sanılan mimarisi Bizans mezarlığı tarafından tahrip olmuştur. Tepenin merkezinde bu çağa ait birkaç mezarda tunç silahlar bulunmuştur. IV. tabaka: Eski mezarlık tabakasıdır. Ele geçen 40 mezarın bazılarında hocker biçiminde yatırılmış ölülerin yanına mezar hediyesi olarak konmuş kap ve bakır nesneler bulunmuştur. Siyah açkılı maldan örneklerin bir kısmı içi dolu oyuk bezemelidir. Göreli kronolojiye göre bu mezarlar MÖ 4. bin yılın sonuna (MÖ 3.100-2.900), Son Kalkolitik Çağ'a tarihlenmektedir. V. tabaka: Büyük çöp çukurlarının olduğu ve çanak çömlek parçalarının özellikleri ile VI. tabaka bulgularına benzeyen Karanovo III ve erken Vinca ile ilişkisi olan tabakadır. MÖ 5. bin yılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. VI. tabaka: Yangın geçirmiş kerpiç mimarinin olduğu tabaka. MÖ 5. bin yılın ilk yarısına, İlk Kalkolitik Çağ'a konmaktadır. VII. tabaka: V. bin yılın ilk yarısına, İlk Kalkolitik Çağ'a tarihlenen kerpiç mimarinin olduğu tabakadır. VIII-IX. tabakalar: Ahşap yapı elemanları ile desteklenmiş pise'den inşa edilen kulübe tipi yapıların olduğu, Son Neolitik Çağ'dan İlk Kalkolitik Çağ'a geçişi veren tabakalardır. MÖ 5. bin yılın başına yerleştirilen bu tabakalarda Fikirtepe kültürü ile Balkan kültür öğeleri beraberce kullanılmıştır. X. tabaka: Hacılar ile Fikirtepe kültürünün olduğu Son Neolitik Çağ tabakasıdır. MÖ 6. bin yılın sonuna tarihlenmektedir.

Neoloitik: Buluntular:
Mimari: Ilıpınar kazı başkanı tarafından şimdilik Son Neolitik Çağ olarak tanımlanan X. tabaka, büyük kesitte, ana toprağın üzerinde saptanmıştır. Kesitte sıra halinde direk izlerinden ve taban kalıntılarından, üzeri çamur harçla kaplı dal-örgü tipinde kulübelerin olduğu yorumlanmaktadır. Tepenin güneybatı yamacındaki S 9 adlı sondajda ise gene bu evre ile hem zamanlı olduğu tahmin edilen killi bir toprak katmanı ile karşılaşılmıştır. X. tabaka yapılarının bir yangın sonucunda tahrip olduğu, 40 cm kalınlığında yanık döküntünün altında ele geçen oldukça iyi korunmuş yanmış ev kalıntısından anlaşılmaktadır. Aynı yanık döküntüleri hem ana kesitte hem de S 9 sondajında görmek mümkündür. 5 x 6 m boyutlarında olan bu ev ise 25 cm kalınlığında pise duvarlara sahiptir. Pise duvarların iç kısmında ince ağaç direk izleri bulunmaktadır [Roodenberg 1993:253,şek.3]. Günümüze 60 cm yüksekliğe kadar korunagelmiş olan bu yapının güney duvarındaki 80 cm genişliğindeki açıklığın olasılıkla giriş görevi gördüğü tahmin edilmektedir. Odanın içinde, hemen hemen merkeze yakın bir yerde, kilden yapılmış, aşağı yukarı oval biçimli bir ocak, kuzey köşede yine kaba kilden bir kırık kiler dolabı ile bir öğütme taşı, batı duvarının yanında ise bir podyumun yer aldığı görülmektedir [Roodenberg 1993:şek.3]. Odanın zemini gene yanık kil tabanla kaplıdır. Bu mekanın içinde, obsidien çekirdek, taş boncuklar, figürin gibi küçük buluntular da mevcuttur. Yapı tekniği ile Bulgaristan'daki İlk Neolitik yerleşme yerlerindeki yapılarla karşılaştırılabilecek özellikler taşımaktadır.

Çanak Çömlek: X. tabakada el yapımı, mineral, kum ve bitki katkılı hamurlu, iyi pişirilmiş, açıktan koyuya kadar değişen tonlarda portakalımsı açık kahverengi - gri yüzey renkli, açkılı maldan kaplar ve parçalar ele geçmiştir. Hamurundaki bitki katkının çanak çömleğin yüzeyinde Saman Yüzlü mallar gibi bir görünüm verdiği ileri sürülmektedir [Roodenberg 1989a:67-68]. Biçim açısından küresel gövdeli hafif çıkıntı dudaklı kap biçimleri çoğunluktadır. Bunların bazılarına yatay konumlu ve delikli tutamaklar konulmuştur. Dipleri genellikle yassı ve düzdür. Az sayıda yayvan çanak biçimleri de görülmektedir.

Yontma Taş: Çoğunlukla çakmaktaşının hammadde olarak kullanılmasının yanı sıra obsidien çok azdır. Dilgiler endüstrinin hakim tipidir.

Kemik/Boynuz: Ilıpınar'ın kemik aletleri X-VI. tabakaların buluntuları başlığı altında incelendiği için, bu tabakanın kendine özgü buluntuları şimdilik anlatılmamaktadır.

Hayvan Kalıntıları: Ilıpınar'da en eski tabakadan itibaren koyun, keçi,domuz, sığır gibi hayvanların evcilleştirildiği belirtilmiştir.

Yorum ve tarihleme: Genel özellikleri ile X. tabaka, Anadolu'dan Fikirtepe/Pendik ve Hacılar ile ilişkiler göstermektedir. Bu tabaka için 14C ölçümü ile düzeltilmemiş tarihle GÖ 7.100-6.900, düzeltilmiş tarihle ise MÖ 5.900-5.700 tarihleri verilmektedir [Roodenberg 1993:259].

Kalkolitik: Buluntular:
Mimari: IX-VII. tabakalar: Bu tabakalara ait kalıntılar, 'Büyük Meydan' olarak adlandırılan açma dizisinde, yaklaşık 400 metrekarelik bir alanda gün ışığına çıkartılmıştır. Mimaride, Trakya ve Marmara Bölgesi'nin ahşap ağırlıklı malzemesine uygun yöresel tekniklerinin uygulandığı görülmektedir. Ahşap, pise, kerpiç, dal-örgü malzemenin bir arada kullanıldığı bir yapım tekniği izlenmektedir. Ortaya çıkan yapıların birbirleriyle olan ilişkilerinden, ilk tabakadaki köyün, yaklaşık 50 haneli olduğu tahmin edilmektedir. Ev planlarına bakıldığında, yapıların birbirinden bağımsız, tek odalı, dörtgen planlı yapılar olduğu görülmektedir. Boyları yaklaşık olarak 4-5 x 6 m'dir. Duvarlarının yapımı değişkendir, bir kısmı yatay hatıllarla sağlamlaştırılmış çamur harçtan yapılmış, her iki kenarı küçük ahşap direklerle desteklenmiştir. Bazılarında yatay tahtalardan yapılmış, olasılıkla duvarın toprağa batmasını önleyen temeller vardır. Bir kısım duvarlar dal-örgü ya da çit örgü tekniğindedir. Bu duvarlardan günümüze çok azı, ancak 40-50 cm yükseklikte kalabilmiştir. Roodenberg ve ekibi, bu tip malzeme kullanılarak yapılan bir yapının, ancak 20 yıl ayakta kalabileceğini düşünmektedir [Roodenberg 1992:128]. İnce direk deliklerinin bazıları aynı yerde, aynı doğrultuda, üst üste yapılmışlardır. VI-V. tabakalar: Bu iki tabakaya ait kalıntılar çok bozuk bir şekilde gün ışığına çıkartılmıştır. 4.7 x 7 m boyutlarında bir yapının güney kısmı, daha büyük bir başka yapı ile komşudur. Bir başka açmada ise, höyüğün doğu kesiti boyunca gözlenen, iç içe küçük yapıların hafifçe bir yay dizisi oluşturup, VI. tabakanın köyünü sınırlandırdığı belirlenmiştir [Roodenberg 1994:172]. Bizans Dönemi mezarlığı, çöp çukurları bu tabakaları oldukça bozmuştur. Bu açıdan, kerpiç yapılara ait planlar tam olarak elde edilememiştir.

Çanak Çömlek: Ilıpınar'ın IV. tabakasından IX. tabakaya kadar olan tüm yerleşimleri Kalkolitik Çağ'a konulmaktadır. IV. tabakada yaklaşık 40 mezardan oluşan bir mezarlık bulunmuştur. Mezarlara, ölülerin yanlarına, gri/kurşuni renkli hamurdan, gri-siyah yüzlü, açkılı, iyi pişirilmiş maldan omurgalı kaseler, testiler, tek ya da iki kulplu kaplar gömü armağanı olarak bırakılmıştır. Her dört mezarın üçünde armağan bulunmuştur. Marmara Bölgesi'ndeki yüzey araştırmalarında, yerleşme alanlarında pek görülmeyen bu mal grubu bölgeye yabancıdır. Bazı kaplar, çizi ya da sığ oluk bezeme ile süslenmiştir. Bezemelerin içleri beyaz renkte bir dolgu maddesi ile doldurularak iyice belirgin hale getirilmiştir. Biçimlerde özellikle lale biçimli olarak adlandırılan kaplar ilgi çekicidir. 14C sonuçları ile mezarlığın, dolayısıyla bu kapların, MÖ 4. bin yılın sonuna tarihlenmesi kesinleşmiştir. V. tabakadaki koyu yüzey renklerine sahip çanak çömleğin Erken Vinça kültürü ile özdeşleştiği ileri sürülmektedir. Kazı başkanı benzerliklere dayanarak bu mal grubunu MÖ. 5. bin yılın ikinci yarısına koymaktadır. VI. tabakada ise omurgalı ve dikdörtgen biçimli parçaların varlığı kanıtlanmıştır. VII. tabakadan sonra, kültür bulgularında. az dahi olsa bir değişimin varlığı izlenmektedir. Düşük ısıda pişirilmiş, koyu renkli, dışı açkılı, bazılarının üzerlerinde çizi bezemeli çanak çömlekler, Son Neolitik Çağ'dan İlk Kalkolitik Çağ'ın başına geçişi veren VII-IX. tabakaların genel çanak çömlek özelliklerini göstermektedir. IX. tabakada Fikirtepe türü çanak çömleğin devam ettiği görülmektedir. Bu tabakalar yaklaşık olarak MÖ 5. bin yılın ortasına tarihlenmektedir.

Kil: Marmara Bölgesi'nin Balkanlar ile olan ilişkisini ortaya koyacak tipte insan ve hayvan figürleri bulunmuştur.

Yontma Taş: Çakmaktaşı ve obsidienden dilgiler, bıçaklar ve kazıyıcılar sayıca en çok kullanılan alet türlerindendir. Ilıpınar'ın kendine özgü bir yontma taş endüstrisi yoktur.

Kemik/Boynuz: IX. tabakada , benzerleri Fikirtepe kültüründe bulunan, elde oyularak ve kesilerek çok muntazam bir şekilde oluşturulmuş, uzun saplı kemik kaşıklar toplanmıştır. Olta iğneleri, bızlar, boynuzdan alet sapları bu hammaddenin diğer nesnelerini teşkil etmektedir.

İnsan Kalıntıları: Höyüğün yüzeyine yakın konumda, Bizans Dönemi'ne tarihlenen mezarların arasında Son Kalkolitik Çağ'a ait 40'dan fazla mezar bulunmuştur. Bu mezarlar yaklaşık olarak MÖ 4. bin yılın sonuna tarihlenmektedir. Ölüler, basit toprak mezara hocker biçiminde yatırılmıştır. Bu çağa ait, yüzyüze bakan iki iskeletli mezar, dönem mezarlarına örnektir. Arsenli tunçtan yassı balta, bakır bıçaklar, bir adet bız ve 9 adet tüm kabın mezar armağanı olarak bırakıldığı görülmektedir.

Hayvan Kalıntıları: Ilıpınar yerleşiklerinin, öküz, koyun, keçi, domuz yetiştirdikleri saptanmıştır. Bitki Kalıntıları: Tahıl ve sebze ekiminin yapıldığına dair izler bulunmuştur.

Yorum ve tarihleme: Ilıpınar, Marmara ve Trakya Bölgesi'nin arkeolojisinde çok önemli bir dönemin aydınlanmasına yol açmıştır. Özellikle Fikirtepe Kültürü'nün tarihlenmesini kesinleştirdiği gibi yörenin Kalkolitik Çağ kültürlerinin açıklanmasına da yol açmıştır. Özellikle IV. tabakaya eş güdülen Son Kalkolitik Çağ mezarlığında, mezar armağanı olarak bırakılan siyah açkılı çanak çömlek bölgede ilk defa saptanan bir mala aittir. Burada yaşayan toplulukların tarım ağırlıklı bir yaşam modeline sahip oldukları ele geçen bitki ve hayvan kemiklerinden anlaşılmaktadır. Avcılığın gıda üretiminde çok küçük bir payı olduğu ileri sürülmektedir [Roodenberg 1992:128]. Kuzeybatı Anadolu'nun ilk tarımcı topluluklarının yaşamlarını ve çevrelerindeki bölgeler ile olan ilişkilerini ortaya çıkarmayı amaçlayan Ilıpınar kazıları, özellikle Anadolu'dan Balkanlar üzerinden Güney Doğu Avrupa'ya olan göç ilişkilerini saptamasında rol oynamaktadır. Höyükten alınan 14C örnekleri ile yerleşmenin 600 yıllık bir ömrü olduğu ortaya çıkmıştır: IX. Tabaka için (düzeltilmemiş) GÖ 6.900 VIII. Tabaka için (düzeltilmemiş) GÖ 6.900-6.750 VII. Tabaka için (düzeltilmemiş) GÖ 6.750 VI. Tabaka için (düzeltilmemiş) GÖ 6.750-6.550 tarihlerini vermektedir.

İlk Tunç Çağı: J. Roodenberg yönetiminde yapılan kazılar sonucunda bu yerleşim yerinde saptanan X tabakadan, III. tabaka İTÇ'na tarihlenmektedir. Bu tabaka, içinde İnegöl malı olarak tanımlanan maldan, çanak çömlek parçalarının olduğu silo ve çöp çukurları ile temsil edilir. Bu tabakadaki evlerin üstünde yer alan Ortaçağ yerleşimi tarafından tahrip edildiği anlaşılmaktadır. Köylüler tarafından bulunup getirilen ve kesin buluntu yeri bulanlar tarafından bildirilmeyen İTÇ'na tarihlenen bazı maden buluntular höyük ya da çevresinde İTÇ I yerleşiminin ya da mezarlığının varlığını ortaya koymaktadır. Kökten, Mellaart, Cullberg ve French'in araştırmalarında bir İTÇ yerleşimi olarak gösterilmektedir.

Kaynakça:
TAY Yerleşme - Ilıpınar  www.tayproject.org

Harmankaya, S., B. Erdoğdu, 2002.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - 4 (TAY): İlk Tunç Çağı
TASK Vakfı Yayınları: TAY - Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri C: 4b, İstanbul.

Harmankaya, S., O. Tanındı, M. Özbaşaran, 1998.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - 3 (TAY): Kalkolitik
Ege Yayınları: TAY - Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri C: 3, İstanbul.

Harmankaya, S., O. Tanındı, M. Özbaşaran, 1997.
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri - 2 (TAY): Neolitik
Ege Yayınları: TAY - Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri C: 2, İstanbul.

.

Liste'ye