Bursa Arkeolojik Yerleşmeleri (BAY) Projesi, Bursa’nın, sadece Bursa’ya ait elektronik ortamda bir arkeolojik envanterinin oluşturulması üzerine hayata geçirilmiştir.

Bursa Arkeolojik Yerleşmeleri Projesi’nin amacı, Bursa’nın sahip olduğu arkeolojik kültürel kalıntıları bir envanter çalışması altında toplamak, Bursa’yı, sistemli biçimde taramak, mevcut bilgileri doğrulamak, yeni yerleri belgelemek, Bursa toprakları üzerindeki, gerek doğa, gerekse insan eliyle yoğun olarak süren tarihi eser tahribatının izlemek ve tahribat raporu yayınlayarak kamuoyunu duyurulması çalışmalarının yapmaktır.

Arkeoloji Nedir?

Bugünün yaşamı, tarihin ilk günlerinde böyle değildi elbette. İnsanlar araştırdılar, denediler ve ürettiler. Bütün bu biriken değerler günümüze çoğala çoğala ulaştı. İşte burada arkeoloji devreye girdi. Peki nedir Arkeoloji? Arkeoloji milyonlarca yıl öncesinden günümüze kadar yaşamış insan topluluklarının, uygarlıkların, yaşamlarını, düşüncelerini, ürettikleri malzemeleri, araştırmalarla, kazılarla ortaya çıkaran, bunları koruyarak gelecek nesile kalmasını amaçlayan bir bilimdir.

Bunlar Bize Emanet…

Hani çocuk doğdu da, nereye geldiğini bilemedi ya! Bu bilemediklerinin tümü; yani, ondan / bizden önce yapılmış yollar, evler, tapınaklar, köprüler, mezarlar, alet edevatlar, takılar, heykeller, öğütme taşları, çanak çömlekler, boncuklar ve günlük hayata ait aklınıza gelebilecek her türlü şey kültür emanetlerinin ta kendisidir. Yüz binlerce yıldan beri bu topraklarda yaşamış olan insanların, doğal afetler, savaşlar sonucu kaybettikleri ve toprak ananın bugüne kadar koruduğu tüm varlıklar, yani varlıklarımız. Kültür emanetlerimizi korumak bizden önce yaşamış olan insanların, toplumların yaşam ve yönetim biçimlerini, hayatı kolaylaştırmak için yaptıkları aletleri, eserleri öğrenmek ve geçmişimize sahip çıkmak için önemlidir. geçmişini, nereden geldiğini bilmeyen bir kişinin, bir ailenin, bir toplumun geleceği de yok demektir.

Türkiye Çok Önemli…

Ülkemiz, dünya kültür varlıkları içinde çok önemli bir yere sahiptir. Bugüne kadar yapılmış ve yapılmakta olan araştırmalara, kazı çalışmalarına rağmen, daha bir çok yerleşim ve pek çok kültür ortaya çıkarılamamıştır. Sahip olduklarımız ise gerek doğal afetler, gerekse insan eliyle tahrip edilmekte ve kültür varlıklarının katliamı yapılmaktadır. Kısacası geçmişimiz yok edilmektedir.

Ne Yapabiliriz?

Çocuklarımıza daha iyi bir hayat sunabilmek onları sadece okullara yollamakla, maddi refahlarını sağlamakla sınırlı değildir. Onlara dedelerinin, atalarının nasıl yaşadıklarını anlatmak, geçmişlerini öğretmek gereklidir. Bizlere kadar gelebilmiş kültür emanetlerini onlara devretmek en önemli görevimiz olmalıdır.

Bunun için:

Köyünüzdeki, beldenizdeki, ilçenizdeki tarihi eserlere sahip çıkın, tahrip ve talan edilmesini önleyin! Çocuklarınız, torunlarınız onları yerinde ya da müzede görsün.

Tarlanızda, arazinizde, arsanızda gördüğünüz eserleri, geçmişinize sahip çıkmanın gururuyla müzelere haber verin! Unutmayın, defineciliğin ve tarihi eser kaçakçılığının cezası 3 yıldan başlıyor!

Geçmişinize el uzatmaya kalkanları, definecileri, hırsızları, kaçak kazı yapmaya yeltenenleri bölge müzenize ya da jandarmaya ihbar edin!

Bir daha ele geçmesi imkansız olan bu değerlerin yerinden edilmesine izin vermeyin! Gözünüz kulağınız açık olsun!

Çevrenizdeki eskimiş, yıkılmakta olan eski yapıların korunmasını, onarılması için muhtarınızı, belediye başkanınızı, tüm yetkilileri uyarın! Peşini bırakmayın!

*Bu yazı TAY Projesi gazetesinden alınmıştır.

Güncelleme Çalışmalarımı Devam Etmektedir.